Fıkralarım

Eski Usul

Sınıf olarak çiftliğe gitmişlerdi.
Dolaşırken, sınıfın ukalası Mehtap, meyve bahçesinde çalışan çiftçiye:
- Ne kadar eski usulle çalışıyorsunuz böyle! Eğer öyle çalışmaya devam ederseniz, örneğin bu ağaçtan yılda on kilo bile elma alamazsınız, demişti.
- Haklısın kızım diye onayladı çiftçi. Elbette on kilo elma alamayız, çünkü o bir armut ağacı...

Devamını Oku ⇒

Gümrük

Trabzonla Rize arasında bir zamanlar gümrük varmış.
Temel hergün bisiklet ve önünde bir kum torbasıyla gümrükten geçermiş.
Bir gün Gümrük Memuru bu durumdan kuşkulanmış.
Temel'e : - Dur. Ne geçiriyorsun gümrükten, demiş.
Temel : - Kum, demiş. Memur kum torbasına elini sokmuş karıştırmış gerçekten sadece kum varmış torbada.
Bu olaydan sonra Temel yıllarca gümrükten bisikletle önünde kum torbası olduğu halde geçmiş.
Yıllar sonra Trabzonda bir kahvede Temelle Gümrük Memuru karşılaşmış.
Gümrük Memuru : - Ula Temel artık emekli oldum sana birşey yapamam gerçekten ne geçiriyordun gümrükten?, demiş.
Temel: - Bisiklet, demiş.

Devamını Oku ⇒

Yiyesin Diye

Garson Temel'i, lokantanın müşterilerinden biri, yanına çağırıp, azarladı:

-Bana getirdiğin tavuğun bir bacağı diğerinden daha kısa. Bu ne rezalet?

Temel, öfkeyle cevap verdi:

-Ben sana o tavuğu dans edesin diye değil, yiyesin diye getirdim!

Devamını Oku ⇒