Temel ile oğlu gezerken; -Papacuğum şu camiyi kim yapmıştır -Pilmeyrum uşağım -Papacuğum ha bu kale kimin eseridir -Pilmeyrum uşağım -Papacuğum sorularımla canını sıkmayrum değilmi -O da ne demek uşağım sor sor ki öğrenesun da :)
Temel'le Dursun bir gün kamp yapmak için ormana giderler. Gece yatarken sinekler ısırdığı için Temel Dursuna : - Ula Tursun battaniyeyi üzerine çekte sinekler ısırmasın , der. Bir ara Temel gözünü açar ve ateş böceklerini görür. Hemen Dursuna seslenir : - Ula Tursun kalk, sinekler ellerine el fenerlerini almışlar bizi arayiler.
Öğretmen matematik dersinde öğrencilerine sordu: - Çocuklar sayılar asla yalan söylemez. Örneğin bir adam bir tarlayı on günde sürerse, on adam bir günde sürebilir.
Buna benzer bir örnekte siz verin bakalım! Öğrencilerden birisi gülerek cevap verdi. - Örneğin bir vapur Atlantik Okyanusunu altı günde geçerse, yüz kırk dört vapur bir saatte geçer?
Temel bir arkadaşının daveti üzerine İzmir e gitmiş. Orada arkadaşıyla dolaşırken, birde bakmışlar ki, birkaç efe zeybek oynuyor. Kendilerine özgü ağır hareketlerle kol vurup diz büken efeleri seyrederlerken, arkadaşı Temel e dönüp sormuş :
Temel silah satan bir dükkandan içeri girer: -Ben tutukluk yapmayan seri bir silah ariyorum. Satıcı sorar: -Savunma amaçlı mı? Temel: -Hayır... Savunmamı sonradan avukatım yapacak?
Temel ile Cemal henüz ilkokula gidiyorlardı. Bir gün aralarında konuşuyorlardı. Temel: - Havuç, yemenun cözlere o kadar faydası var ki, dedi.. Bunun üzerine Cemal hayretle sordu: - Nasıl olayi o.. Temel bilgiç bilgiç konuştu: - Ha uşağum, sen hiç gözlüklü tavşan cördün mü?
Temel bara gitmiş. Geçmiş bir kenara oturmuş, biraz sonra bara bir adam girmiş ve siska uzun boylu bir adamın kafasının üzerine şişe koymuş, çekmiş silahı ateş etmiş şişe paramparça... Ateş eden adam elini kaldırmış;
- I am Pekosbill...
demiş ve çıkıp gitmiş. Daha sonra bara bir başka adam girmiş ve yine o sıska adamın kafasının üzerine konserve kutusu koymuş, çekmiş silahı ateş etmiş kutu paramparça... Ateş eden adam elini kaldırmış;