Yan yana iki villanın ilkokul birinci sınıfa giden biri kız, diğeri erkek iki çocuğu, kendi aralarında konuşuyorlardı : -Büyüyünce benimle evlenirmisin? -Hayır evlenmem! Bizim ailede akrabalar hep kendi aralarında evleniyorlar. Baksana, annem babamla evli, büyükannem, büyükbabamla, Teyzemde eniştemle!...
Temel binanın altıncı katından düşmüştü. Hemen etrafını bir kalabalık sardı. Yoldan geçen biri kalabalığı yardı ve yaralı Temel'e sordu: -Ne oldu? Temel zorlukla cevap verdi: -Vallahi bilmiyorum, ben de şimdi geldim.
Temel'le İdris meyhaneye girdiler. Rakılar geldi... Yarım saat sonra İdris sordu: - Söyle pakayum, bir bir daha ne eder? - İçi, dedi Temel. İdris bıçağını çekip Temel'e sapladı. Karakolda komiser gürledi: - Arkadaşını neden öldürdün? İdris içini çekti: - Çok şey pileydu!
Hasta, doktora derdini anlattı: - Sabahları bir türlü yataktan kalkamıyorum. Canım çalışmak da istemiyor. - Şikayetiniz bunlar mı? - Evet. - Bunun adı tembellik. - Biliyorum, doktor. Ama patronuma hastayım demek için bunun Latince bir adı yok mu?
Temel bir gün kahveye girmiş. Üstü başı yırtıkmış. Ne oldu diye sormuslar. Temel: "-Kaynanamı gomduk." diye cevap vermiş. Kahvedekiler: -İyi de bu halin ne? Temel: -Biraz direndi de.
Temel ile Dursun Toronto'ya gelmişler. Dünyanın en yüksek kulesi olan CN Tower'i gösterip Temel, Dursuna: - Haçan burasi o kadar yüksek ki yukaridan düştüğün zaman aşağiya gelene kadar 3 gün geçer. Dursun: - Hadi yaa.. Peki düşünce ölür müsün? diye sorunca, Temel: - Ne zannettin ya 3 gün yemeden içmeden yaşanirmi da..