Fıkralar

Ömrümde İlk Defa

Temel ile Dursun karanlık bir tepe üstünde 1 şey görmüşler.
Temel bence bu bir keçi demiş. Tursun ise bence bu olsa olsa kartaldır demiş.
Keçiydi kartaldı bir tartışmaya girmişler. Sonra o tepeye çıkarak havyanı görmeye gitmişler.
Tam yaklaşırken o hayvan uçarak kaybolmuş.
Bunun üzerine Dursun ula Temel ben sana demedim mi kartal diye.
Temel şaşkın bir ifadeyle ula ömrümde ilk defa uçan bir keçi gördüm demiş.   

İçerik Etiketleri: 

Hangi yıl tercih ederdiniz.

Temel çok para kazanmış. Ailece en lüks lokantaya gitmişler.
En pahalı şarabı seçip ısmarlamış.
Garson : Hangi yıl tercih ederdiniz.
Temel : Pi mahzuru yoksa hemen isteyrum.

İçerik Etiketleri: 

O Kadar Çok Var Ki

Bir Amerikalı, bir Ingiliz ve bir Iraklı kahvede oturmus çay içiyorlarmis.
Amerikalı çayını bitirince bardağı havaya fırlatmış,silahını çıkarıp bardağa ateş edip parçalamış
"-Bizde bardaklar o kadar ucuzdur ki biz Amerika'da aynı bardakla iki kere çay içmeyiz" demiş.
İngiliz de bunun üzerine çayını bitirip bardağı havaya fırlatmış ve ateş ederek bardağı parçalamış
"-bizim İngiliz kumsallarında bardak yapacak cam için o kadar çok kumsal vardir ki, ayni bardakla iki kere çay içmeyiz" demiş.
Bunun üzerine Irakli da buz gibi sogukkanlı bir sekilde çayını bitirmiş, bardağı havaya fırlatmış,
silahını çekip Amerikalı ve İngilizi vurup öldürmüş
"-Bagdat'ta bu İngiliz ve Amerikalılardan o kadar çok var ki,biz aynı adamlarla iki kere çay içmeyiz" demiş.

İçerik Etiketleri: 

Soğuk Çay Var Mı?

Her gün Temel sabah erkenden Dursun'un evine gidiyormuş ve "Soğuk çay var mı?" diyormuş.
Dursun da "yok" diyormuş. Bu bir kaç gün sürmüş.
Dursun bir gün merak edip soğuk çay hazırlamış.
Temel gene gelmiş. "Soğuk çay var mı?" demiş.
Dursun da var demiş.
Temel de "iyi ısıt da içelim" demiş

İçerik Etiketleri: 

O Kadar Az Kullanıldı Ki

Kati yürekliligiyle ünlü sadrazam pasadan söz ediliyordu.
Pasa hastalanmis,o sirada yanlarinda bulunan ünlü bir doktor kendisini tedavi etmisti.
Içlerinden biri doktora sordu :
- Simdi nasil?
- Iyilesiyor. Masallah, kalbi, yirmi yasinda bir gencin kalbi gibi.
Konusmalari dinleyen Tevfik Fikret kis kis güldü :
- Elbette öyle olacak. O kadar az kullanildi ki...

İçerik Etiketleri: 

Eski Usul

Sınıf olarak çiftliğe gitmişlerdi.
Dolaşırken, sınıfın ukalası Mehtap, meyve bahçesinde çalışan çiftçiye:
- Ne kadar eski usulle çalışıyorsunuz böyle! Eğer öyle çalışmaya devam ederseniz, örneğin bu ağaçtan yılda on kilo bile elma alamazsınız, demişti.
- Haklısın kızım diye onayladı çiftçi. Elbette on kilo elma alamayız, çünkü o bir armut ağacı...

İçerik Etiketleri: 

Gümrük

Trabzonla Rize arasında bir zamanlar gümrük varmış.
Temel hergün bisiklet ve önünde bir kum torbasıyla gümrükten geçermiş.
Bir gün Gümrük Memuru bu durumdan kuşkulanmış.
Temel'e : - Dur. Ne geçiriyorsun gümrükten, demiş.
Temel : - Kum, demiş. Memur kum torbasına elini sokmuş karıştırmış gerçekten sadece kum varmış torbada.
Bu olaydan sonra Temel yıllarca gümrükten bisikletle önünde kum torbası olduğu halde geçmiş.
Yıllar sonra Trabzonda bir kahvede Temelle Gümrük Memuru karşılaşmış.
Gümrük Memuru : - Ula Temel artık emekli oldum sana birşey yapamam gerçekten ne geçiriyordun gümrükten?, demiş.
Temel: - Bisiklet, demiş.

İçerik Etiketleri: 

Yiyesin Diye

Garson Temel'i, lokantanın müşterilerinden biri, yanına çağırıp, azarladı:

-Bana getirdiğin tavuğun bir bacağı diğerinden daha kısa. Bu ne rezalet?

Temel, öfkeyle cevap verdi:

-Ben sana o tavuğu dans edesin diye değil, yiyesin diye getirdim!

İçerik Etiketleri: 

Otobüs Bekliyordum

Eve yeni alınan dolapta ârıza olmuş. Evin önündeki otobüs durağında her otobüs duruşunda dolabın kapağı açılıyormuş. Evin hanımı durumu kocasına farkettirmeden bir gün eve tâmirci çağırmış. Tamirci dolaba bakmış ama ârızayı bulamamış.- Abla, demiş, böyle dışarıdan olmuyor. Ben şu dolabın içine gireyim, otobüs gelsin, kapının nasıl açıldığını göreyim.Sonra da dolabın içine girip beklemeye başlamış. Tam o sırada kadının kocası eve gelmiş. Evde birinin olduğunu farkedip şüphelenerek dolabı açmış. Bir bakmış tâmirci. Birden küplere binmiş.- Ne arıyorsun burada, sen kimsin?- - Cevap versene, ne yapıyordun burada?- Âbi şimdi sana burada otobüs bekliyordum desem inanacak mısın?

İçerik Etiketleri: 

Kumbara

Çocuğuna balıkyağı içirmenin tek çaresi,
ufaklığın her balıkyağı içişinde kumbarasına 100 lira atmak ve
biriken parayı ufaklığa vermekti.
Kaya her yemekten sonra balıkyağı içti,
kumbarası kısa sürede doldu.
Kumbara açıldı,
Kaya'nın sevinç çığlıkları arasında para sayıldı.
Sonra babası gülümsedi:
- Çok güzel, bu parayla üç şişe daha balıkyağı alırız.

İçerik Etiketleri: 

Sayfalar

Saha 7/24